Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa

Yorumlar ve Yorum ekle

Henüz bu içeriğe yorum gelmemiş.

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

İÇERİK HAKKINDA

SEBEPLERİN MAHİYETİ Bu hikmet dünyasında çoğu varlıklar sebepler eliyle yaratılıyor. Anne ve baba birer "sebep" çocuk, "müsebbep." Ve Allah, o çocuğu bu sebeplerle yaratıp dünyaya gönderen "Müsebbibü’l-Esbap." Söz konusu sebeplerden biri evin ihtiyaçlarını görmekle meşgul, diğeri evin iç işlerini tanzimle vakit geçiriyor ve dokuzuncu ayın sonunda, gayb âleminden, dünyaya yeni bir misafir geliyor. Ve komşular birbirlerine yanlış bir haber ulaştırıyorlar: "Falanca hanım çocuk yapmış." "Çocuğun neyini yapmış?" diye soruyorsunuz, afallıyorlar. Eğer anne, örgü örer gibi, deri örebilseydi, çorap dokur gibi ayak dokuyabilseydi, başlık yaptığı gibi baş da yapabilseydi, işte o zaman onun çocuk yaptığından söz edebilirdik. Hâlbuki anne çocuğun resmini bile aynen çizmekten aciz; kendisini nasıl yapsın? Ve yine anne, kendi içinde olup bitenlerden habersiz olduğu gibi, çocuğunun içinde olanlardan da habersiz. Habersizce bir iş yapmak mümkün mü? İşte bütün bunlar insana dünya imtihanını kazanması için ilâhî bir kolaylıktır: Çocuk, annenin iç âleminde ve onun ilmi ve iradesi dışında yaratılıyor. Bundandır ki Allah Kelâmı’nda insanın o dokuz aylık dönemde geçirdiği safhalar sıkça nazara veriliyor; imtihanını kolay kazansın diye. Meyveler de ağacın çocukları gibi. O da kendi içinde olup bitenlerden habersizken üstünde meyveler boy gösteriyor. Ağacın meyveleri büyürken, insanın da saçları uzuyor. Ve insan, "saçım uzadı, saçım ağardı" gibi sözlerle saçının yapılmasında hiçbir tesiri olmadığını açıkça beyan ediyor. İnsan, kendi saçının yapılmasına karışamazken, meyveyi ağacın, balığı deryanın, buzağıyı ineğin, sebzeyi toprağın yaptığını nasıl iddia edebilir? Bu mucize eserleri onların yaptığına nasıl inanabilir? Daha doğrusu, bu konuda nefsini nasıl kandırabilir? İşte, bütün sebepleri ve onlardan çıkan neticeleri, meyveleri birlikte düşündüğümüzde Nur Külliyatı’ndaki şu hüküm cümlesine bütün ruhumuzla "Amenna!.." deriz: “Bütün zahirî sebebler yalnız birer perdedirler; icadda da hiç tesirleri yoktur.”(Şualar, On Beşinci Şua) Prof. Alaaddin Başar

EKLENME TARİHİ

13-Kasım-2015
Bir Kaç Dakika Tefekkür

Paylaş

Popüler içerik

X


MOBİL VERSİYONA GEÇİŞ