Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa
12,212

Âmiriyet ve hâkimiyetin muktezası, rakip kabul etmemektir, iştiraki reddetmektir, müdahaleyi ref etmektir. Onun içindir ki, küçük bir köyde iki muhtar bulunsa, köyün rahatını ve nizamını bozarlar. Bir nahiyede iki müdür, bir vilâyette iki vali bulunsa, hercümerc ederler.

 

Bir memlekette iki padişah bulunsa, fırtınalı bir karma karışıklığa sebebiyet verirler. Madem hâkimiyet ve âmiriyetin gölgesinin zayıf bir gölgesi ve cüz’î bir nümunesi, muavenete muhtaç, âciz insanlarda böyle rakip ve zıddı ve emsalinin müdahalesini kabul etmezse, acaba saltanat-ı mutlaka suretindeki hâkimiyet ve rububiyet derecesindeki âmiriyet, bir Kadîr-i Mutlakta ne derece o redd-i müdahale kanunu ne kadar esaslı bir surette hükmünü icra ettiğini kıyas et. Demek, ulûhiyet ve rububiyetin en kat’î ve daimî lâzımı, vahdet ve infiraddır...

 

Okunan Yer: Otuz Üçüncü Söz, Otuzuncu Pencere
Açıklayan: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi

Yorumlar ve Yorum ekle

  • kıtmir (*) - Çrş, 29/09/2010 - 21:00
    Allah razı olsun! Allah istifademizi artırsın, bu yoldan ayırmasın!
    Cevapla
Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Popüler içerik



MOBİL VERSİYONA GEÇİŞ