Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa

Yorumlar ve Yorum ekle

  • Bülent Bektaş (*) - Per, 28/11/2013 - 22:00
    Allah razı olsun kırkıncı abi yine bizi tefekkür deryalarında gezdirdin
    Cevapla
  • Abdurrezzak (*) - Pzr, 03/11/2013 - 22:00
    Okuyandan da açıklayandan da Allah razı oldun..
    Cevapla
Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

İÇERİK HAKKINDA

ÜÇÜNCÜ HAKİKAT

Bâb-ı Hikmet ve Adalet olup ism-i Hakîm ve Âdilin cilvesidir.

Hiç mümkün müdür ki, zerrelerden güneşlere kadar cereyan eden hikmet ve intizam, adalet ve mizanla Rububiyetin saltanatını gösteren Zât-ı Zülcelâl, Rububiyetin cenah-ı himayesine iltica eden ve o hikmet ve adalete iman ve ubûdiyetle tevfik-i hareket eden mü’minleri taltif etmesin? Ve o hikmet ve adalete küfür ve tuğyan ile isyan eden edepsizleri te’dip etmesin? Halbuki bu muvakkat dünyada o hikmet, o adalete lâyık binden biri, insanda icra edilmiyor, tehir ediliyor. Ehl-i dalâletin çoğu ceza almadan, ehl-i hidayetin de çoğu mükâfat görmeden buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir Mahkeme-i Kübrâya, bir saadet-i uzmâya bırakılıyor.

 

Okunan Yer: Onuncu Söz | Mukaddime
Okuyan: Mehmed Kırkıncı

EKLENME TARİHİ

25-Haziran-2012

Paylaş

Popüler içerik



MOBİL VERSİYONA GEÇİŞ