Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa

Yorumlar ve Yorum ekle

  • Bülent Bektaş (*) - Pzt, 02/12/2013 - 22:00
    Hocam sohbetlerinizi İzmit ten dinliyorum Allah sizden ve bu hizmeti bize ulaştıranlardan ebeden ve daimi razı olsun
    Cevapla
  • ömer faruk (*) - Pzt, 21/05/2012 - 21:00
    Allah razı olsun hocam... Ağzınıza sağlık...
    Cevapla
Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

İÇERİK HAKKINDA

İKİNCİ İŞARET

Hikâyede bir yâver-i ekremden bahsedilmiş ve denilmiş ki: Kör olmayan herkes onun nişanlarını görmekle anlar ki, o zât padişahın emriyle hareket eder ve onun has bendesidir. İşte o yâver-i ekrem, Resul-i Ekremdir (aleyhissalâtü vesselâm).

Evet, şöyle müzeyyen bir kâinatın öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir Resul-i Ekrem, ışık şemse lüzumu derecesinde elzemdir. Çünkü nasıl güneş ziya vermeksizin mümkün değildir. Öyle de, Ulûhiyet de peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir.

Hem hiç mümkün olur mu ki, nihayet kemâlde olan bir cemâl, gösterici ve tarif edici bir vasıta ile kendini göstermek istemesin?

 

Okunan Yer: Onuncu Söz | Mukaddime
Okuyan: Mehmed Kırkıncı

EKLENME TARİHİ

21-Mayıs-2012

Paylaş

Popüler içerik



MOBİL VERSİYONA GEÇİŞ