Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa
244

"Cisim, eğer hayatî olsa, ecza-yı bedenî, daim terkip ve tahlildedir, inkıraza mahkûmdur, ebediyete mazhar olamaz." Ahirette cismaniyet hayattar olduğuna göre orada da bedenin hücreleri değişecektir. Halden hale geçecektir. Dolayısıyla inkıraza maruz kalacaktır. Bu halde ebediyet nasıl temin edilebilir?

"Ekl ve şürb, bekà-yı şahsî; ve muamele-i zevciye ise, bekà-yı nev'î içindir ki, şu âlemde birer esas olmuşlar. Âlem-i ebediyette ve âlem-i uhrevîde şunlara ihtiyaç yoktur. Neden Cennetin en büyük lezâizi sırasına geçmişler?" soruyu açar mısınız?

"Şu âlemde cism-i zîhayatın inkıraza ve mevte mahkûmiyeti ise, varidat ve masarifin muvazenesizliğindendir. Çocukluktan sinn-i kemâle kadar varidat çoktur. Ondan sonra masarif ziyadeleşir, muvazene kaybolur, o da ölür." buradaki bilimsel hakikati meslek ve ilmi açıdan nasıl anlamalıyız?

"Âlem-i ebediyette ise, zerrât-ı cisim sabit kalıp, terkip ve tahlile maruz değil; veyahut muvazene sabit kalır, varidatla masarif muvazenettedir." bunun izah ve ispatını, var ise dünyadaki bir-iki örnekle anlatabilir misiniz?

"Şu dünyada cism-i insanî ve hayvanî, zerrat için güya bir misafirhane, bir kışla, bir mektep hükmündedir ki, câmid zerreler ona girerler, hayattar olan âlem-i bekàya zerrat olmak için liyakat kesb ederler, çıkarlar." bu mukayese ve muvazene neye göre yapılmaktadır, ayet-hadis var mı bu konuda?

Haşiyede geçen; "Âhirette ise  اِنَّ الدَّارَ اْلاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ sırrınca, nur-u hayat orada âmmdır." ayetin yeri, tefsiri ve konu ile ilgisini açabilir misiniz?

Program Adı: Sorularla Sözler
Açıklayan: Dr. Ahmet Çolak

Yorumlar ve Yorum ekle

Henüz bu içeriğe yorum gelmemiş.

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Popüler içerik



MOBİL VERSİYONA GEÇİŞ